Sitenin sloganı olan "Sizi Rahatsız Etmeye Geldim" ismiyle de okurla buluştu. Yıllık ciltli/karton kapak ve ciltsiz olmak üzere iki ayrı formatta yayınlandı.
Son birkaç yıla dönüp baktığımda, Ali şeriati ile ilgili 'yazı ailesi'nin en hareketli, bir bakıma en düzenli platformunun www.aliseriati.com'dan başkası olmadığını görmek açıkçası biraz rahatsızlık doğuruyor içimde. Bir dönem kitaplarını peynir ekmek gibi basanların onun düşünceleri üzerine eğilmeyi neredeyse tümden bırakmış olmalarından kaynaklanıyor bu rahatsızlık. Buna kısaca değinmek istiyorum. Başlarken: şeriati'nin ilgi alanlarının özelliği, üslûbu ve perspektifi göz önüne alındığında, uyum dönemlerinin tekerine çomak sokacak bir düşünür olduğu ortada. Uyumun varoluş tarzı haline geldiği zamanlar için uygun bir düşünür/yazar olarak görülmediğini düşünüyorum şeriati'nin. Yoksa www.aliseriati.com ile doğrudan bir ilgisi yok.
Hala Canlı Bir Düşünce ve Eylem Adamı
www.aliseriati.com adı/adresi ile 2006 yılı Mart ayından itibaren yayın hayatını sürdüren ve önemli metinler yayımlayan, yayımlanan, kimi metinleri okurlarıyla paylaşan bir site. Tabii bu metinlerde öncelik Ali şeriati konulu metinler. Sitede yayımlanan metinlerden seçilerek oluşturulan ilk kitap Gezgin Yayınları işbirliği ile yayına hazırlandı. Sitenin sloganı olan "Sizi Rahatsız Etmeye Geldim" ismiyle de okurla buluştu.
Kitabın ve sitenin editörü Mustafa Yılmaz kitabı hazırlama gereği duymalarını şöyle açıklıyor: "(. . . ) Kitapta okuyacağınız makaleler bir düşünce adamının, bir dava adamının, bir şehidin fikriyatını tartışmak, anlamak, anlatmak, derinleştirmek, yani biraz da yarım kalmış bir şarkıyı tamamlamak, tamamlanmasına vesile olmak gayesiyle 2006 yılının Mart ayında kurduğum[uz] bir internet sitesinin ilk meyvesidir.
Kurulduğu günden bu zamana kadar birçok makalenin, çevirinin, alıntının yayınlandığı sitemiz, Ali şeriati takipçileri için bir toplanma mekanı oldu. Birçok tartışmaya ev sahipliği yaptı. Ümidimiz odur ki Aziz Doktor'un tanınmasına, düşüncesinin biraz daha derinlemesine anlaşılmasına, tartışılmasına katkı sağlamış olsun.
Bununla beraber sosyolojiden dinler tarihine, antropolojiden sanata, ideolojilerden ekonomiye, edebiyattan felsefeye kadar çok geniş bir sahada kısa ömrünce dolaşmış, yazmış, konuşmuş bir adam elbette son şarkısını söylemiş değildi. Durum böyle olunca anlaşılmasının önündeki engeller daha da ziyadeleşiyor. Birçok mevzuda fikirler beyan eden insanların anlaşılmaları elbette güçtür. Parçacı yaklaşımlarla, yeterince analiz edilmeden kulaktan dolma fikirlerle anlaşılmaya çalışılan insanların kaderi çoğu zaman karalanmak olur. Doktor da bunlardan ziyadesiyle nasibini almıştır. Fakat bu onun engin düşünce dünyasına, bağlı olduğu dini düşünceye asla halel getirmez. Birçok büyük şahsiyet kendi devrinden çok sonraları anlaşılabilmiştir. Bu çalışma bir şeriati savunması değildir. Onun hayatı ve düşünceleri savunulmaya mahal bırakmayacak kadar derindir." şeriati'yi okumak ve anlamak insanları ucuz muhalefetin kuklalığından da uzaklaştırır.
Yıllık ciltli/karton kapak ve ciltsiz olmak üzere iki ayrı formatta yayınlandı. Böyle bir kitabın çıkmış olması bile başlı başına takdiri hak ediyor. Kitapta Muhammed Rıza Serkeşik, Lawrance Rıza Erşagi, Dr. Abdülkerim Suruş, Dr. Mohammad Omar Farooq, Dr. Mustafa Çamran, Asaf Hüseyin gibi yazarların Farsça ve İngilizce'den çevrilen makaleleri, Bülent şahin Erdeğer, Cihan Aktaş ve Dr. Mustafa Yılmaz'ın siteye özel yazıları, R. İhsan Eliaçık, Cemil Meriç, Kadir Canatan, Ümit Aktaş, Mustafa Armağan ve Ertuğrul Cesur'dan alıntı yazılar yer alıyor. Bunlar dışında, şeriati'nin şiirlerinden seçkiler, onunla ilgili anılar ve detaylı bir kronoloji de sunulmuş. Ayrıca şeriati resimleri kitaba görsel bir boyut katmış.
"Sizi Rahatsız Etmeye Geldim"
Ali şeraiti son yüzyıl Müslüman entelektüelleri içerisinde çok ayrı ve özgün yeri olan bir isim. Diğer benzer kişilerin aksine şeriati doğu ve batı düşüncesine ve onların modern görünümlerine hakim, modern zamanları ve sorunlarını İslam'dan yola çıkarak, modern bir dille eleştirebilen ender kişiliklerden birisidir. Pervasız bir edâyla konudan konuya sıçramak onun en bariz özelliğidir: Eski-yeni, yerli-yabancı, özel-genel ayrımı yapmaksızın kitapların, düşünürlerin, ürünlerin arasında eleştirel olarak dolaşmak niyetinde olduğunu sezeriz yazılarında/kitaplarında. Belki onun bu yönü Cemil Meriç'in onun hakkında Türkçedeki ilk yazıyı kaleme almasına neden olmuştur. Çünkü Cemil Meriç'in bu yazıyı niçin yazdığını anlayamadığını itiraf eden isimler biliyorum.
şeriati'nin kısa süren hayatı okumak, yazmak, anlatmak ve düşünceleri uğrunda mücadele etmekle geçti. Bu hareketlilik içinde medeniyet tarihinden dinler tarihine, sanattan yaratılışa, tarih felsefesinden ideolojilere, iktisattan sosyolojiye kadar neredeyse insanı ilgilendiren her alanda söz söylemiş bir aktivist idi. Etkisi dünyanın her köşesine yayılmış bir İslam düşünce ve eylem adamı olan şeriati'nin ilgisi sömürü karşısında direnen tüm insanları içermektedir.
Yıllıkla ilgili eleştirileri, katkıları ve değerlendirme bağlamında aklıma gelenler şunlar oldu ilk okumadan hareketle: Ali Birinci'nin "kitabın namusu" olarak gördüğü dizin meselesi bu tarz armağan ya da yıllık kitaplarında asla ihmal edilmemeli. İkincisi çalışmanın yıllık olarak yayımlanması da doğru değil. Çünkü yıllıkta yıl içinde yapılan üretimlere odaklanan dar alana özgü bir derleme/toparlama faaliyeti vardır. Oysa Ali şeriati Yıllığı'nda 1970'li yıllarda Pınar dergisinde yayımlanan Cemil Meriç'in "Göller Bölgesinde Bir Ada" yazısından başlayarak farklı yıllarda yayımlanmış yazılar yer alıyor. Bunun sonraki baskılarda ya da kitaplarda yeniden düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum.
şüphesiz ki bu çalışma ve çalışmaya mekan olan site bir samimiyetin ürünüdür. Kitabın Ali şeriati'nin düşünce dünyasının anlaşılması yönünde bir ışık olması temennisine katılıyorum. Merceği hem güncelliğe hem kadim olana ayarlı şeriati'nin sözdizimi dostlarını dahi incitecek özellikler barındırıyor. Seçtiği konular düşünce ve kültür alanına dışarıdan bakan çok sayıda insanın gözünde yabancı ve yabansı olarak algılanıyor. Çünkü rahatsız ediyor yabancılıklarımızı.
Umarım Ali şeriati'nin isabetli düşünceleri, yorumları konformist, kireçli algılarımızı terk etme ve sahih olanla irtibat kurma, çoğu zaman kendimizin bile farkında olmadığı zindanlarımızdan kurtulma yolunda bizlere yardımcı olur. İşte bu yüzden, şeriati'nin büyük sorgulamalarına durmadan dönmek, kitaplarının sayfalarını ağır ağır kat etmek bizi bir çözüme götürecek muhalefeti inşa edebilir diye düşünüyorum.
Asım Öz